Kumru Tanıtım ve Haber Portalı
Anasayfa Haber Ara Foto Galeri Videolar Anketler Müzik Dinle Sitene Ekle Tollbar İletişim RSS

MENÜ

KUMRU

AKTİF HABER

HABER ARA


Gelişmiş Arama

SİTEMİZİ BEĞENİN

Adamın Eşeği

Prof. Dr. Abdullah ÖZBEK

21 Eylül 2011, 23:35

Prof. Dr. Abdullah ÖZBEK

Bir yaz tatilinde, muhtelif yerleri gezmek, farklı çevrelerle görüşmek ve bazı gözlemler yapmak nasip oldu.

Bu esnada ister istemez, insanların ne düşündüğü ve nasıl yaşadığı hakkında bazı ilginç tespitler ortaya çıktı.

Genelde insanlar orman kanununa göre yaşıyor. Kim güçlü ise, onun borusu ötüyor. Hak da onun, hakikat de… Ne kural dinliyor, ne utanıyor, ne de çekiniyor. Hele de arkası ve dayısı varsa… Hatta en küçük bir antlaşmazlıkta komşusunu ve tartıştığı kimseleri tehdit ediyor. İşi daha da ileri götürüp “Çok çok iki ay yatıp çıkarım” diye meydan bile okuyor!

Bu sözle açıkça, çekinmeden öldürebileceğini ima ediyor.

Yol konusunda kimi çevreler, o kadar ilkel bir düşünce ve davranış içersinde ki… Sanki farklı bir âlemde yaşıyorlar! Çoğu kişi, kazığı bir karış daha fazla yolun içine nasıl çakacağının hesabını yapıyor. Lağımlar derseniz, baştan sona derelere akıyor. Bazı yerler adeta çöp deryası olmuş…

Yollarda kural diye bir şey yok. Orada da gücüne ve cesaretine güvenen meydanı boş bulmuş. Bir de trafikte doğru dürüst tarifi olmayan “pat pat” denilen bir vasıta türemiş. Aslından bunların tarladan dışarı çıkmaması gerekir. Ne yazık ki kentlerin içine kadar bunlarla dolu. Ayrıca bunlar, dar ve bozuk yollarda gidebildiği için, iyi yol yapılmasına da engel teşkil etmektedir. Karıştıkları kazalar ise, hiç de azımsanacak düzeyde değil.  

Kent kesimlerindeki esnafın hali de pek güven vermiyor. Bunlar da ammenin malı olan kaldırımları ve yolları işgal etmişler. Ayrıca halka ucuz sebze ve mal satmaya çalışanlara müsaade etmiyorlar. Bazen yollarını kesip dövüyorlarmış bile…

Yaylalar ve meralar işgal altında… Ormanlar derseniz, göz göre göre yok ediliyor. Kanun manun dinleyen yok.

Emekli bir tapu müdürü yıllar önce, bazılarının yandaşlarına hazine arazilerinin tapusunu vermede kolaylık göstermediği için sürgün edildiğini söylemişti. O da hiç aldırış etmeden, dürüst görev yapmanın huzuru içinde bunu kabullenmiş…

Yine bazı bölgelerde vatandaş, nerede bir su gözü bulsa, boruyla evine bağlamış. Birkaç yerden getirenler de var… Hele bu su kendi tarlasından çıkıyorsa, kimseye zaten hak tanımıyor. Bu arada kurtlar kuşlar susuz… Fakat kimsenin umurunda değil. Zavallı hayvanlar ilaçlı yağmur sularını içmek zorunda kalıyor. Sonları malum! Bir de yuvasında, o sulardan içtiği için geri dönememiş annelerini bekleyen yavruları göz önüne getiriniz!

Bir belediye başkanı yana yakıla, biraz da safça, maaşının bir kısmını parti pırtı davetlerine harcadığını ve bu işte oldukça zorlandığını söyledi. Ama bir ihalede, eğer falan kişiye verdirirse, kendisine, o yöredeki fiyatlara göre altı yedi daire parası teklif etmişler.  Bundan dolayı da vicdanı epeyce zorlanmış… Alsa mıydı, almasa mıydı?

Öyle anlaşılıyor ki yolsuzluk ve hırsızlık, biraz da sistemin mantığında var! Bir anlamda işin önemine ve ehliyetlere göre maaş verilmeyişi ve ihalelerin en düşük teklifi verenlerde kalması, vicdanlar üzerinde baskı oluşturuyor. Allah korkusu ve kuldan utanma da zayıflayınca, gerisi geliyor.

Eski imece, yardımlaşma ve dayanışma düşüncesinin yerinde yeller esiyor. Çoğu ihtiyaç sahibi kişi parasıyla bile işçi bulamıyor. Çünkü devlet çeşitli adlar altında, hiçbir karşılık beklemeden, ihtiyaç sahibi gördüğü kişilere yardım ediyor. Bunu alanların çoğu tarlalarını bile ekip biçmiyor. Bu yüzden, tam bir asalak zümresi ortaya çıkmış. Oh, ne âlâ! Bir tarla bostan, yan gel yat Osman!

Bir ara bir usta ile karşılaştım… Yeşil kartlı imiş. Sordum kendisine:

-Anlattığınıza göre, nerdeyse bir evin bütün kısımlarını yapan bir hünere sahipsiniz. İyi de kazanıyorsunuz. Neden sigortanız yok?

Cevabı şöyle oldu:

-Ben enayi miyim? Babam emekli. Ara sıra annemi doktora götürüyor; sonunda bir sürü para ödüyor. Ama ben gittiğimde beş kuruş  ödemiyorum…

Bir başka yerde bir kaymakamın şöyle bir açıklaması oldu:

Bir gün vatandaşın birisi yanına gelmiş. Önce, yardım isteyecek sanmış. Fakat adamın derdi başka imiş… Ve şöyle bir ricada bulunmuş:

-Allah aşkına kaymakam bey! Ne olur, şu insanlara bu kadar yardım etmeyin. İşlerim ortada kaldı. Fazla para da versem kimse çalışmıyor!

Kredi borçlarını ödeyememekten iflas bayrağını çekenler de var… Tabiî ki bazı kişiler de onların mallarını ucuza kapatmak için aç kurtlar gibi sıraya girmiş.

Herkes ağız birliği etmişçesine şunu söylüyor…

-Sakın işi bitirmeden kimseye peşin para vermeyin!

Ya benim şimdiye kadar yaptığım aptallıklar ne olacak? Üç dört sene önce parasını verdiğim işlerin çoğu yarım. Bir kısmına da hiç dokunulmadı… Dahası da var… Bazıları hepten inkâr ediyor!

Eskiden çok yaygın olmasa da, “Söz bir Allah bir anlayışı” vardı.

Kişilerin dinleri, hayat görüşleri, partileri, mezhepleri, cemaat mensubiyetleri, bölgeleri, tahsilleri ve dış görünüşleri hiçbir anlam ifade etmez hale gelmiş. Menfaatçilik nerdeyse ortak özellik olmuş. Her taraf yalan dolan… Tek kelimeyle, bahaneler şahâne!

Burada bizim de sütten çıkmış ak kaşık olduğumuz söylenemez… Allah kitabında, borç alıp verirken yazın ve şahitlendirin, diyor… Kanunlar da öyle söylüyor. Bunun ötesinde insanlık yapmaya kalkışılınca, insanın insanlık hakkındaki endişeleri bir kat daha artıyor… Gerçi senet sepetin de o kadar işe yaradığı söylenemez. Mahkemeye verseniz, ne zaman sonuç alırsınız; onu da Allah bilir… Avukat tutsanız, ondan da emin değilsiniz. Bir dostum, kendi avukatını karşı tarafın avukatının ayarladığını söylemişti.

Ama bir gözlemim daha var ki, gerçekten akıllara durgunluk verecek düzeyde.

Anlatayım…

Bir gün vatandaşın birisi bahçesinde bir eşek görüyor. İpini kırmış bir eşek… Kaçmıştır belki diye dışarı çıkarıyor… Bakıyor ki, her gün böyle. Eşek adeta sahiplenmiş o yeri… Sanki “Sen de kim oluyorsun?” dercesine çıkmamak için inat ediyor.

Sonra sahibini buluyor.

Adamın cevabı hazır… İpini koparıp kaçmış!

Bu sefer, bahçesinin hayvan girebilecek bütün yerlerini gözden geçirip tamir ediyor. Ama ertesi gün eşek yine bahçede… Yine boynunda yeni kopmuş bir ip… Meğerse sahibi, eşek yıkmış süsü vererek, eşeğinin alışkın olduğu yerden bahçe çitlerini yıkmış.  

En sonunda mesele çözülüyor. Adam, gerçekten eşeğini bağlıyormuş. Burası doğru. Ama en küçük bir zorlama ile eşeğin kopartacağı bir iple… yani eşek bunun farkında. Böylece hem kendisinin hayvanı salmadığına dair yeminler edebiliyormuş, hem de çaktırmadan eşeğini konu komşunun bahçesinde otlatıyormuş.

Şunu da göz ardı etmemek gerek…

Adamın eşeği de işini biliyor!

Bu konu kafamda o kadar çok meselenin çözümüne kapı araladı ki, bilemezsiniz.

Bir vesile ile bir şehirde yapılan özel bir toplantıda, bu konuları bazı vekillerimize ve yetkililere anlatma fırsatı oluştu. Hiç mi hiç ilgilerini çekmedi… Sadece dinler gözüktüler. Hepsi o kadar!

Sonra kendi kendime düşündüm…

Her halde, onların bildiği eşeklerin yanında, bizimkinin esamisi bile okunmaz!

Bu makale 623 defa okunmuştur.

Delicious  Facebook  FriendFeed  Twitter  Google  StubmleUpon  Digg  Netvibes  Reddit

YAZARLAR

Hak ve Sorumluluk14 Mayıs 2012

 TERÖRÜ LANETLİYOURUZ

  
 

GOOGLE TRANSLATE

ANKET

Sizce Orduspor Bu Sene Süper Ligde Tutunabilir mi?




Tüm Anketler

 TÜM GAZETE MANŞETLERİ

AİLE HEKİMİNİ ÖĞREN

İSTATİSTİKLER

İSTATİSTİK

 Sitemizde 13 kategori, 1414  haber bulunmaktadır.

 Bu haberler toplam 2659237  defa okunmuş ve 2089 yorum yazılmıştır.

 

Kumruluyuz.biz© 2005 Tüm Hakları Saklıdır
RSS Kaynağı | Yazar Girişi | Yazarlık Başvurusu

Kumruluyuz.biz & Kumruluyuz.com ve Kumrukent.com un© 2005 Her Hakkı Saklıdır. www.Kumruluyuz.biz , www.Kumruluyuz.com ve www.Kumrukent.com  un hiç bir kişi, kurum ve kuruluşla bağlantısı yoktur. Tamamen kişisel bir sitedir. Web sitemizin dışında farklı siteler kaynak gösterilerek yayınlanan haber ve içeriklerinden Sitemiz sorumlu tutulamaz. Web sitemizde yayınlanan Köşe Yazıları, Makaleler ve Yorumlardan Yazarların kendileri sorumlu olup; içeriklerinden Sitemiz sorumlu tutulamaz.  Sitemizde yayınlanan içerikler izinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz. Destek & Bilgi: admin@kumruluyuz.biz | Yazılım: Mydesign| Bu Site En İyi (Tüm Tarayıcılarla) 1024*768 Çözünürlükte Görüntülenir.

  -=| Karadeniz Toplist |=-

Altyapı: MyDesign