| ||||||||||||
| ||||||||||||
| ||||||||||||
MENÜKUMRUAKTİF HABERHABER ARAFOTO GALERİSON YORUMLANANLAREN ÇOK OKUNANLARSİTEMİZİ BEĞENİN |
Yanlışa Yanlış Diyebilmek
30 Kasım 2011, 22:12 Kim olursa olsun, insan bazen yanlış işler yapabilir. Bilindiği gibi şu söz herkesin malumudur: İnsan beşerdir, şaşar! Çünkü insana “iyilik” duygusu verildiği gibi “kötülük” duygusu da verilmiştir. Önemli olan, iyilik duygusunu geliştirmektir. Eğitimin en temel görevi de aslında budur. Eğer bu ihmal edilirse, kötülük duygusu kendiliğinden gelişir. Yani, bakarsan bağ, bakmazsan dağ olur. Anadolu insanı, o engin irfanıyla bu tip konular gündeme geldiğinde şöyle bir ifade kullanır: Katırım tepmez, biberim yakmaz denmez! Demek ki büyük konuşmamak gerekir. Öyleyse bütün mesele, şaşıldığında ne yapılacağıdır? En başta yapılması gereken, hatayı fark edip dönmek ve bir daha aynısını yapmamaktır. İyi bilinmeli ki, insanı insanlıktan çıkaran hataları değil, hata tekrarlarıdır. Hz. Peygamber’in bu konuda şöyle bir uyarısı vardır: Bir müslüman bir delikten iki kere sokulmaz. Özür dileme de hatadan dönüş yoludur. Nitekim Hz. Âdem ve eşi Havva cennette, İlâhî emre uymayarak yasak ağaçtan yemişler ve bunun sonucunda da dünyaya gönderilmişlerdi. Ama yaptıkları ilk iş, hatalarını dile getirerek özür dilemek ve Allah’la tekrar iletişime geçmek olmuştur. Yine Hz. Peygamber, yapılan bir kötülüğü silmek için, arkasından iyilik yapılması gerektiğine dikkat çekmiştir. Ne var ki taassup, mezhepçilik, cemaatçilik, particilik, bölgecilik, meslek dayanışmacılığı, egoistlik, takım taraftarlığı, ideolojik saplantılar, makam mevki hırsları, ırkçılık vb. sebepler, bu konuda doğru düşünmeyi engellemekte ve bilinci köreltmektedir. Bunun sonucunda iyi ile kötü birbirine karışmaktadır. Bu da ahlâk anlayışının, bir anlamda değerlerin alt üst olması demektir. Aslında anarşi ve terörün sebebini burada aramak gerekir. Çünkü böyle durumlarda hukuk hep zayıflara uygulanır. Güçlülere kimse dokunamaz. Onların karşısına çıkıp da kimse doğruya doğru, eğriye eğri diyemez. Şayet diyenler çıkarsa, onların da dünyaları karartılır; analarından emdikleri süt burunlarından getirilir! Şüphesiz bu gidişin sonun felâkettir. Bütün mesele, zarardan dönebilme imkânı varken, bir an önce, hakkın ve haklının yanında yer alabilmektir. Yine de herkes kendi bilir. Bu makale 550 defa okunmuştur.
|
YAZARLAR
TERÖRÜ LANETLİYOURUZGOOGLE TRANSLATETÜM GAZETE MANŞETLERİORDU'DA HAVA DURUMUİSTATİSTİKSitemizde 13 kategori, 1414 haber bulunmaktadır. Bu haberler toplam 2659266 defa okunmuş ve 2089 yorum yazılmıştır.
|
||||||||||
|
Kumruluyuz.biz© 2005 Tüm Hakları Saklıdır
Altyapı: MyDesign |
||||||||||||