Kumru Tanıtım ve Haber Portalı
Anasayfa Haber Ara Foto Galeri Videolar Anketler İlahi Dinle Sitene Ekle Tollbar İletişim RSS

MENÜ

KUMRU

AKTİF HABER

HABER ARA


Gelişmiş Arama

ADVERTORIAL

Bu Seferlik

Prof. Dr. Abdullah ÖZBEK

22 Eylül 2008, 23:22

Prof. Dr. Abdullah ÖZBEK

Bir gün önceydi. Bir dostumuzun cenazesine gitmiştik. Bir trafik kazası sonucu ruhunu teslim etmişti. İki gün önce de aynı kazada ölen eşi toprağa verilmiş. Arka koltukta oturan kızı ise, ilk takla atışta dışarı fırlayarak kurtulmuştu.

Oldukça kalabalık bir insan kitlesi toplanmıştı. Hatta arabaları park edecek yer bulmakta zorlanmıştık. Nerdeyse duyan herkes, yoğun bir iş vakti olmasına rağmen, her taraftan akın akın gelmişti.

Yıllardır görüşmediğimiz birçok dostlarla da orada görüştük. Öyle ya, insanlar ya düğünde, ya bayramda, ya da cenazede daha çok bir araya gelme fırsatı buluyor.

O esnada hep kaza sebebi konuşuldu. Araba seyir halinde iken, içeri bir arı giriyor. Onu çıkarayım derken, kontrolü kaybedip yoldan çıkıyor. Birkaç takla sonucu da yolun sonuna varıyor.

Çok yakın bir akrabası, bir arıdan dolayı kazanın olmasına oldukça hayret ediyordu. "Üst başı bir arı. Soksa ne olacak, sokmasa ne olacak?" deyip duruyordu.

Arı ya da başka bir şey. Şu ya da bu. Demek ki süre oraya kadardı.

Bir gün sonra, yani 7 Eylül 2008'de, saat 14.05'i gösterdiği bir sırada, Çorum'un bitişinde, aynı şey benim de başıma gelmişti.

Benim de kafamın içine, arabamla seyir halinde iken, "ani bir uyku" girmesin mi?.. Haliyle şuurum da kapanıyor.  Sağ koltukta oturan yeğenim yüksek sesle uyarsa da tesiri yok. Duyuyorum; fakat rüyada gibi. Bir sola, bir sağa derken, şarampole yuvarlanıyoruz. Bu esnada fren de yapıyorum. Ne yazık ki kâr etmiyor. Ve başlıyoruz takla atmaya. Bir, iki, üç!

Sol tarafa yatmış vaziyette duruyoruz. Tıpkı, azgın dalgalara kapılıp kayalara bindiren gemiler gibi.

Hareket durduğunda, baktım şuurum açık. Hemen motoru durdurup emniyet kemerini çözüyorum. Arkasından buzlu cam haline gelmiş ön camda tekme ile delik açıyorum. O esnada, dışarıdan yetişenler de oluyor. Çıkacak kadar bir yer oluşunca hemen dışarı çıkıyorum.

İlk düşündüğüm şey, "ölü ya da yaralı kimse var mı" diye kısa bir araştırma yapmak oluyor. Bakıyorum, endişe edecek bir şey yok. Sonra, tatilde yanıma aldığım kitaplara göz atıyorum. Ne de olsa onlar hayatımın bir parçası. Ardından, bilgileri sakladığı için, bilgisayarım sırada yerini alıyor. Diğerlerinin pek önemi yok. Demek ki o klasik söz benim de kafamda yer etmiş olmalı ki, "Cana gelecek mala gelsin!" diye düşünerek teselli bulmaya çalışıyor ve Allah'a şükrediyorum.

Etrafa saçılan eşyalar ise hiç de hoş bir manzara arz etmiyordu. Kimisi patlamış, kimisi oraya buraya rast gele savrulmuştu. Böyle anlarda, leş kargalarının ortaya çıkabileceği şeklinde hafızamda bilgiler de vardı. Nitekim sonunda, az da olsa, bu bilgiyi destekleyecek durumlar ortaya çıktı.

Her neyse.

Yalnız o esnada hayret ettiğim şey, daha dışarı çıkmadan, kaza yerinin ana baba günü olmasıdır. Ve güvenliğimizi emanet ettiğimiz polislerimiz de bir anda sanki oracıkta bitivermişlerdi. Çok geçmeden jandarma da oradaydı. Her ikisinin de büyük bir görev bilinci içersinde meseleye el atmaları, sevinmenin ötesinde, duygulandırıcıydı da.

İlk soru şuydu.

-Neden kaza yaptınız?

Bildiğim tek cevap vardı. Uyku!

 Evet, uyku. Her zaman bedenimizi dinlendiren ve rahatlatan o uyku, bu sefer zamansız bir vakitte mi gelmişti, acaba? Hem de günün yarıyı geçtiği bir vakitte. Yoksa ben mi onu zorlayıp davet etmiştim?

Yaptığım değerlendirmeye göre, şöyle bir sonuç ortaya çıkıyor.

Görünen sebebe bakılırsa, galiba onu zorlamıştım.

Bir kere, serin bir muhit olan Karadeniz bölgesinden, sıcak olan İç Anadolu'ya geçiş söz konusuydu. Güneş de tam gözüme dikilmişti.

Diğer taraftan oruç tutuyordum. Ankara'daki yeğenlerim iftara bekliyordu. Hatta paylaşamıyorlardı. Sürekli telefon üstüne telefon.

Peki, niye oruç?

Senede bir ay oruç tutmak, mükellef olan her müslümana farzdı. Kutsal kitabımız Kur'an öyle yazıyordu.

Yalnız, Allah bu konuda ruhsat da vermişti. Hastaya, yolcuya farz değildi. Hz. Peygamber'in uygulamaları da bu yönde idi.

Yani biz, zaruretleri göz ardı etmiştik.

Bu tutum, biraz da yanlış ve sığ din anlayışımızdan kaynaklanıyordu. Yoksa Allah'tan ve peygamberden daha çok insanları mı dikkate alıyorduk? Üstelik bir "zorlama ve kul hakkı" söz konusu değilken.

Bir de şunu soruyorlar.

-Kaza esnasında neler hissettiniz? Kelime-i şahâdet getirdiniz mi?

Başta söyleyeyim. Kelime-i şahâdet hiç aklıma gelmedi. Ama beklediğim bir şey oldu.

Ölüm olayını anlatırken sık sık verdiğim bir misâl vardı. Şöyle derdim.

Ölüm bu hayatla öbür hayat arasında bir kapıdır.

Tek aklıma gelen, ne zaman son darbe olup da o kapıdan geçeceğimi düşünmek idi.

Ve o kapı açılmamıştı.

Bu seferlik.

Demek ki, daha yapmamız gereken işler var!

 Bir de şunu ifade edeyim.

Böyle anlarda insanın yakınında akrabalarının, dostlarının, arkadaşlarının ve öğrencilerinin olması çok güzel bir şey. Hele de tanıyanların "geçmiş olsun" dilekleri. Hepsine de selâm, saygı ve teşekkürlerimi sunuyorum.

İlerde konuyu, belki daha geniş ele alma fırsatı olur.

Pahalıya da mal olsa, gerçekten çok dersler çıktı.

Yalnız şunu unutmamak gerekir ki, her kazada ders alma fırsatı tanınmayabilir.

 

Bu makale 666 defa okunmuştur.

Delicious  Facebook  FriendFeed  Twitter  Google  StubmleUpon  Digg  Netvibes  Reddit

ANKET

12 Eylül Referandumunda Oyunuz Ne Olacak?




Tüm Anketler

İMSAKİYE

KUMRU İMSAKİYESİ İÇİN TIKLAYINIZ

YAZARLAR

Ar Damarı30 Ağustos 2010

TERÖRÜ LANETLİYOURUZ

 

HAVA DURUMU

Detaylı bilgi için resmin üzerine tıklayın.

İSTATİSTİKLER

İSTATİSTİK

Sitemizde 13 kategori altında, toplam 1007 haber bulunmaktadır.

Bu haberler toplam 1021358 defa okunmuş ve 1546 yorum yazılmıştır.

Sitede Toplam 22 Editör var.

Kumruluyuz.biz© 2005 Tüm Hakları Saklıdır
RSS Kaynağı | Yazar Girişi | Yazarlık Başvurusu

Kumruluyuz.biz & Kumruluyuz.com ve Kumrukent.com un© 2005 Her Hakkı Saklıdır. www.Kumruluyuz.biz , www.Kumruluyuz.com ve www.Kumrukent.com  un hiç bir kişi, kurum ve kuruluşla bağlantısı yoktur. Tamamen kişisel bir sitedir. Web sitemizin dışında farklı siteler kaynak gösterilerek yayınlanan haber ve içeriklerinden Sitemiz sorumlu tutulamaz. Web sitemizde yayınlanan Köşe Yazıları, Makaleler ve Yorumlardan Yazarların kendileri sorumlu olup; içeriklerinden Sitemiz sorumlu tutulamaz.  Sitemizde yayınlanan içerikler izinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz. Destek & Bilgi: admin@kumruluyuz.biz | Yazılım: Mydesign| Bu Site En İyi (Tüm Tarayıcılarla) 1024*768 Çözünürlükte Görüntülenir.

smartdots. smart dots for a smart net. Neoobe - Arama ve Bulma Şeysi -=| Karadeniz Toplist |=-

Altyapı: MyDesign