Kumru Tanıtım ve Haber Portalı
Anasayfa Haber Ara Foto Galeri Videolar Anketler İlahi Dinle Sitene Ekle Tollbar İletişim RSS

MENÜ

KUMRU

AKTİF HABER

HABER ARA


Gelişmiş Arama

ADVERTORIAL

Şey Olmak!

Prof. Dr. Abdullah ÖZBEK

22 Şubat 2009, 10:45

Prof. Dr. Abdullah ÖZBEK

Zaman zaman bazı kişi ve çevreler, kendilerini farklı kimliklerle ifade etmeye çalışıyor. Elbette ki bunun çeşitli sebepleri var…

Bize göre bunlar arasında ırk ve dil gerçeğinin kavranmaması var… Ayrıca, duygusallık da büyük rol oynamaktadır. İşin menfaat yanı ise, oldukça karışık bir durum. Anlaşılan o ki, bu alanda hava epeyce sisli…

Bir zamanlar yazılı ve sözlü olarak, Kürtlerin Türk olduklarını iddia edenler vardı. Üstelik bunu yapan sadece Türkler değildi. Bizzat Kürt olduğu bilinen kesimden de aynı şeyi söyleyenler hiç de az değildi. Hatta o derece ki, iki kardeşten birisi Kürt, diğeri de Türk ırkçılığı yapabiliyordu.

Bu yüzden çok canlar yanmış, çok ocaklar sönmüştür. Şimdi ise, toplumdaki yaygın kanaat şudur:

 -Bu konuda büyük hata yapılmıştır.  

Yeri gelmişken, konuyla ilgili küçük bir hatıramı nakledeyim…

Bir ara başka bir üniversitede görev yapmıştım. Bu esnada bir öğretim üyesinin “kimlik bunalımı oldukça dikkatimi çekmişti. Kendisini tanıtmak için o kadar çok çaba sarf ediyordu ki… Tıpkı yeni yürümeye başlayan çocuklar gibi

Hele bir keresinde ne yaptı, biliyor musunuz? Üzülmemek elde değil.

Aynı gün içinde, farklı toplantılarda, kendisini sabah Kürt, öğleyin Arap, akşamleyin de Türk olarak tanıttı.

Şaştım kaldım... Dördüncü bir toplantı olsaydı, acaba ne diyecekti; doğrusu çok merak ettim.

Gerçi asıl kafama takılan soru şu oldu:

-Bu kişiyi farklı yerlerde, farklı kimliklere bürünmeye iten sebep ne olabilirdi?

Yine toplumumuzda soyunu Hz. Peygamber’e ve ashabına (sohbet arkadaşlarına) dayandırmaya çalışanların sayısı hiç de az değildir. Her tarafta Mevlanâ torunu olduğunu iddia edenler var. Meşhur âlim ve çevrelerle akrabalık bağları kurmaya çalışanlar, olmadık yerde, farklı kılık ve kimliklerde ortaya çıkıyor…

Bütün bunların sebebi, “güç ve itibar kazanma olsa gerek. Hem de kolay ve ucuz yoldan…

Ya şuna ne demeli?

Yine bir öğretim üyesi, bir platformda konuşurken, hem coşuyor hem de coşturuyor… Arkasından da söyleyeceğini söylüyor:

-Hepimiz Kürdüz! [1]

Şimdi soralım…

-Durup dururken bu kişi bunu niçin söylemiş olabilir?

Aslında bu konu, enine boyuna araştırılmalıdır. Özellikle de psikologlar, psikiyatrisiler ve eğitimciler, hemen işe koyulmalı… İsteyen,  gerekli gördüğü başka kişi ve uzmanları da işin içine katabilir.

Bu tip anlayış ve hareketleri değerlendirecek olursak, şunlar söylenebilir:

Bir kere, konu “ırk ve dil” meselesi ise, hiçbir ırkın ve dilin diğerine üstünlüğü yoktur. Ayrıca hiçbir kişi, bunları kendisi belirlemez. Dolayısıyla bu özelliklere “artı ya da eksi bir değeryüklenemez.  Kur’an’a göre ise ırk ve dil farklılığı, Yaratıcının gücünü ve varlığını gösteren kanıtlardandır.[2]

Şayet bir kişi ya da toplum bir haksızlık ve zulme maruz kalmışsa, insana düşen görev, kendi gücü ölçüsünde onlara yardımcı olmaktır. Bunun için mağdurun kimliğine girmeye gerek yok. Zaten girmek istenilse de, bu mümkün olmaz.

Eğer bazı kişiler, “biz falanız” derken, bir “empati” yaptıklarını sanıyorlarsa, aldanıyorlar. Çünkü “empati” bu değildir. Empati, insanın kendisini unutmadan başkasının ne düşündüğünü anlama çabasıdır. Şayet insan “başkası” olursa, kendi görevini nasıl yerine getirir?

Ha, vicdanlar sızlıyor!

Tabiatı bozulmamış bir insanın vicdanının sızlaması, son derece faydalı bir erdem ve eylemdir. Nitekim ahlâkî değerlerin oluşmasında, bu “sızlama”, önemli bir araçtır. Kötülükler ve haksızlıklar karşısında sızlamayan bir vicdandan, zaten kimseye hayır gelmez…

Diğer taraftan, Hrant Dink’in cenaze törenine katılan bir grup, “Hepimiz Hrantız” yazan pankartlarla yürüyor.

Bununla hangi mesaj verilmek istenebilir?

Anlaşılan o ki, üzüntülerini beyan etmek niyetindeler. Etsinler etmesini de, bunun yolu bu olmasa gerek… Çünkü Hrant, maalesef, hunharca öldürülmüştür. Cenazeye katılan kişiler Hrant olursa, bu töreni kim yapacak?

Soruyu bir de şöyle soralım…

-Kim, ensesinde her zaman ölümü hisseden ve bir güvercin tedirginliği içinde yaşayan bir Hrant olmak ister?[3]

Hani hep anlatılır…

Bütün anneler çocuklarını sever… Fakat bir anne vardır ki, hasta olan çocuğu için Allah’a şöyle dua edermiş:

-Allahım! Ne olur, onun canını alacağına benimkini al!

Bir gün karanlıkta aniden bir tıkırtı duyar. Onu Azrail zannederek çığlığı basar…

-Hasta olan ben değil, o!

Evet, konuşmak kolay… Ama iş hakikate bindi mi, her şey ortaya çıkıyor. Ve çekinmeden çocuğunu ihbar edebiliyor!

Son İsrail saldırısından sonra, bu sefer başka pankartlar açıldı…

Ne diyorlardı?

-Hepimiz Filistinliyiz… Hepimiz Gazzeliyiz!..

Burada da aynı soruyu soralım

-Kim, İsrail’in ölüm yağdırdığı bir Gazzeli olmak ister?

Bir zamanlar, bilimsel bir sempozyumda, yine bir öğretim üyesi, tebliğini sunarken, kendisini de dinleyenleri de öyle bir gaza getirdi ki, salondakiler bir anda, “acaba ağzından ne çıkacak“ diye merak etmeye başladı…

Sonunda diyeceğini dedi…

-Hepimiz Aleviyiz!

Bu söz adetâ soğuk duş etkisi yaptı.

Düğün değil, bayram değil! Durup dururken bu da nerden çıktı?

Teknik anlamda bu söz, tamamen yalandı. Çünkü söyleyen kişi Alevî değildi…

Halbuki aynı şahıs, daha önce şöyle söylerdi…

-Ali’yi sevmek Alevilikse hepimiz Aleviyiz!..

Anlaşılan o ki, düşüncelerini epeyce geliştirmişti...

Bu tip ifadelere neden ihtiyaç duyulur? İnsanın kafası gerçekten almıyor?

Evet, tam bir duygusallık! Tabiî ki bununla bir yere varmak mümkün değil.

Öyle sanıyoruz ki, bunun başka bir sebebi de, Alevî kesimin “ezilen bir topluluk ya da cemaat” olarak algılatılmasıdır. Bu düşünce, çok yönlü izaha muhtaçtır.

Ya bu tip yaklaşımlara Alevî kesim nasıl bakıyor?

Bir kere cemaatin önde gelenleri, bu tip ifadeleri pek onaylamıyor. Hatta kızıyorlar bile.

Haklılar da… Ortada düpedüz bir aldatmaca var. Ve soruyorlar…

-Sen “biz”  isen, “biz” kimiz?

Aslında buna benzer sözleri, daha önce bir başka öğretim üyesi, bu derece geniş platformlarda olmasa bile, çeşitli şekillerde yazarak ve çizerek dile getirmişti. Ama sonunda ne oldu, biliyor musunuz?

Bizzat Alevî ve Bektaşî kesimin kanaat önderlerinin bulunduğu bir toplantıda, o kişi hakkında, şu anlama gelen sözlerin sarf edildiğine şahit oldum…

-O kişi var ya, bizi hep aldatmış!

Ne oldu, şimdi? Tutulan balık, ürkütülen kurbağaya değdi mi?

Nerden bakarsanız bakınız, tam bir fikir ve şahsiyet iflası!

Sonuç olarak şunları söylemek mümkün…

İlla bir üzüntü beyan edilecek ya da haksızlığa karşı çıkılacaksa, belki şunlar söylenebilir…

-Hepimiz insanız!

-Hepimiz Âdem ve Havva’nın çocuklarıyız!

-Hepimizin Allah’ı bir…

-Hepimiz aynı coğrafyanın ve kültürün hamuruyla yoğrulmuşuz!

-Hepimizin müşterek menfaatleri var…  

Ha, şunu da söyleyeyim…

Bir şeye acımak ve ona yardım etmek için, o şey olmaya gerek yok… Duygu sömürüsüyle bir yere varmak da mümkün değildir. Eninde sonunda foyalar ortaya çıkıyor. Bir anlamda, birilerini aldatmaya ve bundan rant elde etmeye çalışanlar, bir gün yakayı ele veriyor.

Biliyor musunuz, insan olmak gibi erdem yok!

Her halde, Mevlanâ’ya ait olduğu söylenen şu söz üzerinde çok iyi düşünmek gerekir…

Ya olduğun gibi görün, ya göründüğün gibi ol!


 

[1] Bak. http://www.stargazete.com/politika/mumtazer-turkoneden-ilginc-cikis-169265.htm  (Erişim tarihi. 15 Şubat 2009)

[2] Kur’an, Rum, 30/22.

[3] Bak. http://www.haber7.com/haber/20090119/Ruh-halimin-guvercin-tedirginligi.php (Erişim tarihi. 19 Şubat 2009)

Bu makale 583 defa okunmuştur.

Delicious  Facebook  FriendFeed  Twitter  Google  StubmleUpon  Digg  Netvibes  Reddit

ANKET

12 Eylül Referandumunda Oyunuz Ne Olacak?




Tüm Anketler

İMSAKİYE

KUMRU İMSAKİYESİ İÇİN TIKLAYINIZ

YAZARLAR

Ar Damarı30 Ağustos 2010

TERÖRÜ LANETLİYOURUZ

 

HAVA DURUMU

Detaylı bilgi için resmin üzerine tıklayın.

İSTATİSTİKLER

İSTATİSTİK

Sitemizde 13 kategori altında, toplam 1007 haber bulunmaktadır.

Bu haberler toplam 1021431 defa okunmuş ve 1546 yorum yazılmıştır.

Sitede Toplam 22 Editör var.

Kumruluyuz.biz© 2005 Tüm Hakları Saklıdır
RSS Kaynağı | Yazar Girişi | Yazarlık Başvurusu

Kumruluyuz.biz & Kumruluyuz.com ve Kumrukent.com un© 2005 Her Hakkı Saklıdır. www.Kumruluyuz.biz , www.Kumruluyuz.com ve www.Kumrukent.com  un hiç bir kişi, kurum ve kuruluşla bağlantısı yoktur. Tamamen kişisel bir sitedir. Web sitemizin dışında farklı siteler kaynak gösterilerek yayınlanan haber ve içeriklerinden Sitemiz sorumlu tutulamaz. Web sitemizde yayınlanan Köşe Yazıları, Makaleler ve Yorumlardan Yazarların kendileri sorumlu olup; içeriklerinden Sitemiz sorumlu tutulamaz.  Sitemizde yayınlanan içerikler izinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz. Destek & Bilgi: admin@kumruluyuz.biz | Yazılım: Mydesign| Bu Site En İyi (Tüm Tarayıcılarla) 1024*768 Çözünürlükte Görüntülenir.

smartdots. smart dots for a smart net. Neoobe - Arama ve Bulma Şeysi -=| Karadeniz Toplist |=-

Altyapı: MyDesign