| ||||||||||||
| ||||||||||||
| ||||||||||||
MENÜKUMRUAKTİF HABERHABER ARAFOTO GALERİSON YORUMLANANLAREN ÇOK OKUNANLARSİTEMİZİ BEĞENİN |
Moskova Hatırası
27 Kasım 2007, 16:23 Bu gün size 1999 yılında Moskova’da yaşadığım başımdan geçen bir olayı anlatmak istiyorum. Moskova’da, önceleri Özbekistan’da yasamış ve bir Tatar ile evli olan bir rus komşum beni gecenin onikisinde zorla evine baldızının doğum gününü kutlamaya davet etmisti. Önce içeriden sızan keskin içki kokusu ve gecenin ilerlemiş olmasından dolayı davetini nazik bir şekilde reddetmiştim. Rusya’da özellikle doğum günleri çok önemlidir; o günlerde doğum günü olan kişiyi sırayla herkes yaldızlı cümlelerle tebrik eder, hayatta başarılar diler. Ben de kapıdan beri en iyi dileklerimi tabii ki o mükemmel (!) rusçamla iletip özür dileyip tam yatmaya hazırlanırken bizim rus Alex tekrar kapımı çaldı. Bana “Sen Türk değil misin? Neden davete gelmiyorsun? Benim bildiğim türkler davete icabet ederler...” dedi sarhoşluğun da verdiği kızgınlıkla. Ben de “aslında davete icabet ederim ama saat çok geç, yarın sabahtan işe erkenden gideceğim, geceleri içki içmem” gibi bahaneleri ortaya atmama rağmen bizim Alex’i ikna edemedim. “Ben içki içmem” sözüne hiç bir rusu inandıramazsınız. Bu sanki “ben su içmem” demek gibi bir şey Rusya’da. Bizimki “ O zaman, madem içmiyosun kadehi elinde tutacaksın ve kadeh tokuşturacağız baldızın şerefine”. Baktım ki eğer adamı bir kez daha terslesem bayaa bozulacak, komşularla da iyi geçinmek lazım elalemin memleketinde, “Tamam öyleyse, ama ben kola içerim” dedim. İçeri girdim, herkes masanın başına oturmuş. Tekrar baldıza dönüp o ezberlediğim yaldızlı cümleleri tekrarladım. Adamı keyfettik tabii. Daha önceki tanışma görüşmelerimizde Alex’e yaptığım işle alakalı birkaç detaydan bahsetmiştim. Alex elindeki kadehi kaldırdı ve zaten içmek için bahane arayan o muzip haliyle: “Taa Türkiye’den gelip Moskova’da Türk okulu açıp Rus öğrencilere ingilizce Matematik öğretmetmek ha, buna içilir...” dedi ve kadehini bir defa daha kaldırdı. Na zdarovia... Adam haksız sayılmazdı tabii. Yıllarca birbirini düşman olarak görmüş iki ülkenin eğitimcileri orada bir okul açıyor, eğitim İngilizce oluyor, İngilizce dersleri Türkler veriyor... Bu kadar negatif şey bir araya geliyor ve Rus okullarından bile daha başarılı bir okul ortaya çıkıyor, rus öğrenciler Türkçe konuşmayı öğreniyor, türkçe şarkılar söylüyor, ülkemizin kültür elçileri haline dönüşüyor... Bir Rus bile bu yapılanlar karşısında kadehini kaldırıyor, biz Türklere şapka çıkarmak düşmez mi? Bir sonraki yazimda Moskova’da sınıf öğretmeni olarak gizli oylamayla nasıl sınıf başkanı seçeMEdiğimi yazacağım, bu kadarına da “pes yani” diyeceksiniz. Rus çocukları arasındaki dayanışma ile Amerika’daki çocukların karşılaştırılmasını yazacağım, insaallah. Türkiye’de pek göremeyeceğinizi sandığım kıyasa çok şaşıracaksınız diye düşünüyorum. Herkese iyi çalışmalar... |
|||||||||||
|
|
|
|
![]() |
Elleri Taşın Altına Sokmak03 Şubat 2012 |
Sitemizde 13 kategori, 1345 haber bulunmaktadır.
Bu haberler toplam 2313539 defa okunmuş ve 1969 yorum yazılmıştır.![]()
Kumruluyuz.biz© 2005 Tüm Hakları Saklıdır
RSS Kaynağı | Yazar Girişi | Yazarlık Başvurusu
|
Kumruluyuz.biz & Kumruluyuz.com ve Kumrukent.com un© 2005 Her Hakkı Saklıdır. www.Kumruluyuz.biz , www.Kumruluyuz.com ve www.Kumrukent.com un hiç bir kişi, kurum ve kuruluşla bağlantısı yoktur. Tamamen kişisel bir sitedir. Web sitemizin dışında farklı siteler kaynak gösterilerek yayınlanan haber ve içeriklerinden Sitemiz sorumlu tutulamaz. Web sitemizde yayınlanan Köşe Yazıları, Makaleler ve Yorumlardan Yazarların kendileri sorumlu olup; içeriklerinden Sitemiz sorumlu tutulamaz. Sitemizde yayınlanan içerikler izinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz. Destek & Bilgi: admin@kumruluyuz.biz | Yazılım: Mydesign| Bu Site En İyi (Tüm Tarayıcılarla) 1024*768 Çözünürlükte Görüntülenir. |
Altyapı: MyDesign